Eflatun Cem Güney, Eserleri ve Ödülleri

Eflatun Cem Güney, Eserleri ve Ödülleri

Eflatun Cem Güney “Masalcı Baba” (1896- 2 Ocak 1981) Eflatun Cem Güney 1896 yılında Malatya ili Hekimhan ilçesinde dünyaya gelmiştir. Sivas’ta ilk ve ortaokulu tamamladıktan sonra Sivas Sultanisine (Şimdiki Sivas Lisesi ) başlamıştır. 1918 yılında buradan mezun olarak Konya Öksüzler Yurduna Türkçe öğretmeni olarak atanmıştır. 1921 yılında yurdun kapanmasıyla Anadolu’nun birçok yerinde öğretmen olarak çalışmıştır. Eskişehir, Kayseri ve Sivas Liselerinde çalıştıktan sonra Samsun, Afyon Liselerinde ve Kütahya Lisesinde görev yapmıştır. İstanbul’a Gelmesi Kütahya Lisesi’nde 10 yıldan fazla çalışan Eflatun Cem Güney, 1943 yılında İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ne tayin edilmiştir. 1950 yılında…

Devamını Oku

Haldun Taner Kimdir? Kısaca Hayat Hikâyesi

Haldun Taner Kimdir? Kısaca Hayat Hikâyesi

Haldun Taner (16 Mart 1915 – 7 Mayıs 1986) Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının öncülerinden olan Haldun Taner, 16 Mart 1915 tarihinde İstanbul Çemberlitaş’ta dünyaya gelmiştir. Babası Prof. Dr. Ahmed Selahaddin, İstanbul Üniversitesinde ( Eski İstanbul Darülfünunu) Hukuk profesörü aynı zamanda Son Osmanlı Mebusan Meclisinde İstanbul milletvekili olarak bulunmuştur. 5 yaşında iken Prof. Ahmed Selehaddin’in ölümü nedeniyle annesi ile birlikte İstanbul Moda’da bulunan büyükbabasının konağında yetişmiştir. Öğrenim Hayatı ve Hastalığı Haldun Taner, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra, burslu olarak devlet tarafından Almanya Heidelberg Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne başlamıştır. Burada yakalandığı Tüberküloz hastalığının…

Devamını Oku

Gezi Yazılarının Özellikleri

Gezi yazılarının özellikleri

Gezi Yazısı Nedir? Gezi yazısı,  bir yazarın yaptığı seyahatlerde gördüğü yerleri, bölgeleri, toplumları, kentleri, insanların yaşam ortamlarını, âdet ve töreleri, gelenek ve görenekleri, doğal ve tarihî güzellikleri, ilgi çeken değişik yönlerini, edebî bir dille kaleme alarak anlatmasına denir. Gezi yazıları için seyahatname ifadesi de kullanılmaktadır. Gezi yazarının amacı, anlattığı yerlere olan ilgiyi yüksek tutarak okuyucusunu kendisi ile birlikte gezdirmektir. Bunu sağlamak için, Yazar gezdiği yerlerin ilginç özelliklerini fark edebilmeli, bu yerle ilgili tarih bilgisine ve kültür birikimine sahip olmalıdır. Gezi yazısında anlatılan yer her yönü ile ele alınarak, doğru bilgiler…

Devamını Oku

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

Tiyatro Yunanca seyirlik yeri anlamına gelen “theatron”  sözcüğünden türemiş ve dilimize girmiştir. Türk tiyatrosu denince ilk olarak aklımıza kukla, Karagöz, ortaoyunu, meddahlık, hokkabazlık ve köy seyirlik oyunları akla gelmektedir. Bunların çoğu metinsin ve doğaçlama oynanan oyunlardır. Oyunlar Türk kültürünü yansıtır. Kukla oyununun ibiş be ihtiyar adında iki başkahramanı vardır. İhtiyar varlıklı birisidir ve ibiş onun uşağıdır. İbiş akıllı ve hazır cevap birisidir. Kukla oyununun ipli kukla, el kuklası, araba kuklası, iskemle kuklası dibi çeşitleri vardır. Kukla oyunu 19. Yy. dan sonra önemini kaybetmeye başlamıştır. Ayrıca Kukla Kebap Restoranlarında Bu geleneksel…

Devamını Oku

Reşat Nuri Güntekin’in Kısaca Hayatı ve Eserleri

Reşat Nuri Güntekin'in Kısaca Hayatı ve Eserleri

Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889-7 Aralık 1956) Cumhuriyet dönemi Çağdaş Türk Edebiyatı yazarlarından olan Reşat Nuri Güntekin, 25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Kız kardeşi Reşide’nin küçükken ölmesi sonucu ailenin tek çocuğu olarak büyümüştür. Babası askeri Doktor Nuri Bey, annesi ise Kars valisinin kızı Latife Hanım’dır. Babasının görevi gereği birçok ilde bulunan Reşat Nuri, ilkokula Çanakkale’de başlamıştır. O’nu edebiyatla tanıştıran babasının zengin kitaplığı içerisinde bulunan Udi (Fatma Aliye Hanım) isimli romandır. İstanbul’a Dönmesi ve Öğretmenlik Mesleği Babasının görevi gereği gittiği İzmir’de bir müddet Frer okullarında ( Papazların çalıştığı yabancı…

Devamını Oku

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

Ankara’nın o günkü şartları içinde Meclis’in toplanabileceği elverişli bir bina yok gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina uygun görüldü. Eksik kalmış yapı tamamlandı, okullardan toplanan ve halkın katkısıyla sağlanan eşyalarla donatıldı.  Atatürk 21 Nisan’da yayınladığı ikinci bir bildiri ile Meclis’in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu. 23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara’da bulunan herkes Meclis Binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camii’nde kılınan öğle namazından sonra, Meclis binası…

Devamını Oku