/ Jan 24, 2026
Selected menu has been deleted. Please select the another existing nav menu.
Türkiye’nin coğrafi bakımdan yedi bölgeye ayrılması 1941 yılında Ankara’da toplanan Birinci Coğrafya Kongresinde belirlenmiştir. Birinci Coğrafya Kongresinin toplanmasının amacı; müfredat programları, coğrafya terimleri ve coğrafi isimlerin yazılması, coğrafya ders kitapları, Türkiye coğrafyasının ana hatları ve yerlerin adlandırılmasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından böyle bir toplantının yapılmasına karar verilirken; coğrafya eğitimi açısından yıllardır var olan bazı sorunların giderilmesi ve yeni oluşturulan Türkiye Cumhuriyet’inde öncelikli konuların belirlenmesi amaçlanmıştır.
Türkiye’nin coğrafi açıdan daha kolay anlaşılması ve özelliklerinin eğitim alanında kavranabilmesi açısından Bölgelerin oluşturulması önemlidir. Türkiye, bulunduğu konuma bağlı olarak fiziki, sosyal ve ekonomik koşullar nedeniyle farklı özellikler göstermektedir. Bu farklılıklardan oluşturulan bölgelerin öncelikli olarak incelenip anlaşılması ile oluşturdukları bütünün anlaşılması daha kolay olacaktır.
Herhangi bir yerin genelinin doğal, ekonomik ve beşeri özellikler açısından benzer özellikler gösteren kısmına bölge denir.
Bölgelerin içerisinde, doğal, ekonomik ve beşeri özellikler bakımından benzer olmakla beraber bazı farklılıklar gösteren kısımlara bölüm denir. Karadeniz bölgesinin orta ve doğu Karadeniz bölümleri gibi.
Bölümlerin içerisinde farklı özelliklere sahip olan daha küçük alanlara ise yöre denir. Teke Yöresi, Menteşe Yöresi gibi.
Coğrafi bölgeler belirlenirken birbirinden farklı olduğu ortaya çıkan etkenlerden biri, Doğal Etkenlerdir. Doğal etkenleri ortaya çıkaran ise yeryüzü şekilleri, iklim ve bitki örtüsü gibi özelliklerdir. Türkiye’nin üç tarafının denizle çevrilmiş olması, uzun kenarları boyunca kıyıya paralel dağ sıralarının bulunuşu yeryüzü şekillerinin belirleyiciliği arasındadır. Dağların yüksek, ama az engebeli olan orta kesimi deniz etkisinden ayırması, bu yüzden kıyı şeridiyle iç kesimler arasında iklim, doğal bitki örtüsü gibi farklılıkların ortaya çıkma sebebidir.
Bölgeleri birbirinden ayıran etkenlerden biri de Beşeri Etkenlerdir. Beşeri etkenlerin temelinde ise bölgelerde farklılık gösteren Nüfus miktarı, nüfusun dağılışı, nüfusun yapısı ve yerleşme gösterilebilir.
Coğrafi bölgeleri oluşturan etkenlerden bir diğeri de Ekonomik Etkenlerdir. Tarım ve hayvancılık, Sanayi ve madencilik, Ticaret, Turizm gibi bölgelere özgü ekonomik etkinlikler bölgelerin oluşmasında belirleyici unsurlardır.
Doğal, Beşeri ve Ekonomik etkenler göz önüne alınarak Türkiye coğrafi 7 bölgeye ve 21 bölüme ayrılmıştır. Bunlar;
Akdeniz Bölgesi: Adana Bölümü, Antalya Bölümü
Doğu Anadolu Bölgesi: Yukarı Fırat Bölümü, Erzurum-Kars Bölümü, Yukarı Murat-Van Bölümü, Hakkâri Bölümü
Ege Bölgesi: Ege Bölümü, İç Batı Anadolu Bölümü
Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Orta Fırat Bölümü, Dicle Bölümü
İç Anadolu Bölgesi: Konya Bölümü, Yukarı Sakarya Bölümü, Orta Kızılırmak Bölümü, Yukarı Kızılırmak Bölümü
Marmara Bölgesi: Yıldız Bölümü, Ergene Bölümü, Çatalca – Kocaeli Bölümü, Güney Marmara Bölümü
Karadeniz Bölgesi: Batı Karadeniz Bölümü, Orta Karadeniz Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü
Kaynak: www.mebilgi.com– Yazıya aktif link verilmeden, kaynak alınamaz!
Türkiye’nin coğrafi bakımdan yedi bölgeye ayrılması 1941 yılında Ankara’da toplanan Birinci Coğrafya Kongresinde belirlenmiştir. Birinci Coğrafya Kongresinin toplanmasının amacı; müfredat programları, coğrafya terimleri ve coğrafi isimlerin yazılması, coğrafya ders kitapları, Türkiye coğrafyasının ana hatları ve yerlerin adlandırılmasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından böyle bir toplantının yapılmasına karar verilirken; coğrafya eğitimi açısından yıllardır var olan bazı sorunların giderilmesi ve yeni oluşturulan Türkiye Cumhuriyet’inde öncelikli konuların belirlenmesi amaçlanmıştır.
Türkiye’nin coğrafi açıdan daha kolay anlaşılması ve özelliklerinin eğitim alanında kavranabilmesi açısından Bölgelerin oluşturulması önemlidir. Türkiye, bulunduğu konuma bağlı olarak fiziki, sosyal ve ekonomik koşullar nedeniyle farklı özellikler göstermektedir. Bu farklılıklardan oluşturulan bölgelerin öncelikli olarak incelenip anlaşılması ile oluşturdukları bütünün anlaşılması daha kolay olacaktır.
Herhangi bir yerin genelinin doğal, ekonomik ve beşeri özellikler açısından benzer özellikler gösteren kısmına bölge denir.
Bölgelerin içerisinde, doğal, ekonomik ve beşeri özellikler bakımından benzer olmakla beraber bazı farklılıklar gösteren kısımlara bölüm denir. Karadeniz bölgesinin orta ve doğu Karadeniz bölümleri gibi.
Bölümlerin içerisinde farklı özelliklere sahip olan daha küçük alanlara ise yöre denir. Teke Yöresi, Menteşe Yöresi gibi.
Coğrafi bölgeler belirlenirken birbirinden farklı olduğu ortaya çıkan etkenlerden biri, Doğal Etkenlerdir. Doğal etkenleri ortaya çıkaran ise yeryüzü şekilleri, iklim ve bitki örtüsü gibi özelliklerdir. Türkiye’nin üç tarafının denizle çevrilmiş olması, uzun kenarları boyunca kıyıya paralel dağ sıralarının bulunuşu yeryüzü şekillerinin belirleyiciliği arasındadır. Dağların yüksek, ama az engebeli olan orta kesimi deniz etkisinden ayırması, bu yüzden kıyı şeridiyle iç kesimler arasında iklim, doğal bitki örtüsü gibi farklılıkların ortaya çıkma sebebidir.
Bölgeleri birbirinden ayıran etkenlerden biri de Beşeri Etkenlerdir. Beşeri etkenlerin temelinde ise bölgelerde farklılık gösteren Nüfus miktarı, nüfusun dağılışı, nüfusun yapısı ve yerleşme gösterilebilir.
Coğrafi bölgeleri oluşturan etkenlerden bir diğeri de Ekonomik Etkenlerdir. Tarım ve hayvancılık, Sanayi ve madencilik, Ticaret, Turizm gibi bölgelere özgü ekonomik etkinlikler bölgelerin oluşmasında belirleyici unsurlardır.
Doğal, Beşeri ve Ekonomik etkenler göz önüne alınarak Türkiye coğrafi 7 bölgeye ve 21 bölüme ayrılmıştır. Bunlar;
Akdeniz Bölgesi: Adana Bölümü, Antalya Bölümü
Doğu Anadolu Bölgesi: Yukarı Fırat Bölümü, Erzurum-Kars Bölümü, Yukarı Murat-Van Bölümü, Hakkâri Bölümü
Ege Bölgesi: Ege Bölümü, İç Batı Anadolu Bölümü
Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Orta Fırat Bölümü, Dicle Bölümü
İç Anadolu Bölgesi: Konya Bölümü, Yukarı Sakarya Bölümü, Orta Kızılırmak Bölümü, Yukarı Kızılırmak Bölümü
Marmara Bölgesi: Yıldız Bölümü, Ergene Bölümü, Çatalca – Kocaeli Bölümü, Güney Marmara Bölümü
Karadeniz Bölgesi: Batı Karadeniz Bölümü, Orta Karadeniz Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü
Kaynak: www.mebilgi.com– Yazıya aktif link verilmeden, kaynak alınamaz!
It is a long established fact that a reader will be distracted by the readable content of a page when looking at its layout. The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making it look like readable English. Many desktop publishing packages and web page editors now use Lorem Ipsum as their default model text, and a search for ‘lorem ipsum’ will uncover many web sites still in their infancy.
It is a long established fact that a reader will be distracted by the readable content of a page when looking at its layout. The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making it look like readable English. Many desktop publishing packages and web page editors now use Lorem Ipsum as their default model text, and a search for ‘lorem ipsum’ will uncover many web sites still in their infancy.
The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making
The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making it look like readable English. Many desktop publishing packages and web page editors now use Lorem Ipsum as their default model text, and a search for ‘lorem ipsum’ will uncover many web sites still in their infancy.
It is a long established fact that a reader will be distracted by the readable content of a page when looking at its layout. The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution