/ Jan 14, 2026
Selected menu has been deleted. Please select the another existing nav menu.
4 Ocak 1643 ( “Julien takvimi” ne göre 25 Aralık 1642 gösterilir) tarihinde çiftçi olan babasının ölümünden 3 ay sonra İngiltere’nin Woolsthorpe bölgesinde doğmuştur. Annesi tekrar evlenince anneannesiyle kalmaya başlar. 12 yaşında King’s School’a, 1661 yılında da Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Trinity Koleji’ne devam eder. Üniversite eğitimine de Cambridge’de başlamıştır. O yıllarda çoğu eğitim kurumlarında olduğu gibi burada da Copernicus, Kepler ve Galileo’nun çalışmaları göz ardı ediliyor, Aristoteles felsefesi etkisini gösteriyordu. Matematiğin çeşitli alanlarında ders almış, Latince ve Antik Yunancayı öğrenmiştir. Kepler ve Galileo’nun eserlerini incelemiştir. Özellikle Boyle ve Descartes’in araştırmalarını okumuştur. Okuduklarından esinlenerek “Quaestiones Quaedam Philosophicae” ( Bazı Felsefi Sorular) adını verdiği notları tutmuştur.
Tarihte 1665 yılında Avrupa Kıtası’nı saran büyük veba salgını Cambridge de kapattırmış ve Newton annesinin yanına çiftliğe dönmüştür. Burada iki yıl boyunca diferansiyel ve integral hesapları üzerine çalıştı, beyaz ışığın prizmada renklere ayrıldığını, bir tayf olduğunu ispatlamıştır.

1667 yılında tekrar Cambridge’ye dönmüş ve iki yıl sonunda matematik profesörü olmuştur. Bu arada diğer bilim adamları ile yaptıkları çalışmalar üzerine mektuplaşarak ilerlemelerde bulunuyorlardı. Işık üzerine yaptığı çalışmalara dayanarak mercekli teleskopların yerini alacak olan yansımalı teleskobu icat etmiştir ve bu icadı ile Royal Society’e ( dünyada geçerliliği olan bilim alanında uzman bir topluluk) alınmıştır. Yine De Analysi adında hazırladığı tez ilgi çekmiştir.
Aynı toplulukta bulunan Robert Hooke isimli bilim adamı ışığın dalgalar halinde var olduğuna inanıyordu ve sürekli Isaac Newton’un sonuçlarını eleştiriyordu. Bunlarında etkisi ile Newton bir sinir krizi geçirmiş, topluluktan ve araştırmalardan 6 yıl kadar kopmuştur.
1687 yılında bilim tarihinin en önemli eserlerinden biri olan “Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica” (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri) kitabını yayınlamıştır. Kitapta Galileo’nun deneylerine, Kepler’in kanunlarının matematiksel ispatına yer vermiştir. Buna göre gezegenlerin Güneş tarafından çekildiğini yani Kütle Çekim Kuvvetini ispatlamıştır. Ayrıca kitapta Newton Kanunları olarak bilinen kanunları açıklamıştır. Bu kanunlar;
Eylemsizlik prensibi, Dinamiğin temel prensibi (ivme-kuvvet ilişkisi) ve Etki- tepki prensibidir.

Isaac Newton 1689 yılında üniversitenin temsilcisi olarak İngiliz parlamentosuna girmiştir. 1699 yılında Fransa Bilimler Akademisinde yabancı üye olarak bulunmuş, 1703 yılında Royal Society başkanlığına seçilmiştir. 1696 dan itibaren Kraliyet Darphanesinin başında yer almıştır. 1704 yılında ışık bilimi ile ilgili The Opticks kitabını İngilizce olarak yayınlamıştır. 1705 yılında kendisine Şövalyelik unvanı da verilen Newton 31 Mart 1727 yılında Londra’da hayatını kaybetmiştir.
Kaynak: www.mebilgi.com– Yazıya aktif link verilmeden, kaynak alınamaz!
4 Ocak 1643 ( “Julien takvimi” ne göre 25 Aralık 1642 gösterilir) tarihinde çiftçi olan babasının ölümünden 3 ay sonra İngiltere’nin Woolsthorpe bölgesinde doğmuştur. Annesi tekrar evlenince anneannesiyle kalmaya başlar. 12 yaşında King’s School’a, 1661 yılında da Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Trinity Koleji’ne devam eder. Üniversite eğitimine de Cambridge’de başlamıştır. O yıllarda çoğu eğitim kurumlarında olduğu gibi burada da Copernicus, Kepler ve Galileo’nun çalışmaları göz ardı ediliyor, Aristoteles felsefesi etkisini gösteriyordu. Matematiğin çeşitli alanlarında ders almış, Latince ve Antik Yunancayı öğrenmiştir. Kepler ve Galileo’nun eserlerini incelemiştir. Özellikle Boyle ve Descartes’in araştırmalarını okumuştur. Okuduklarından esinlenerek “Quaestiones Quaedam Philosophicae” ( Bazı Felsefi Sorular) adını verdiği notları tutmuştur.
Tarihte 1665 yılında Avrupa Kıtası’nı saran büyük veba salgını Cambridge de kapattırmış ve Newton annesinin yanına çiftliğe dönmüştür. Burada iki yıl boyunca diferansiyel ve integral hesapları üzerine çalıştı, beyaz ışığın prizmada renklere ayrıldığını, bir tayf olduğunu ispatlamıştır.

1667 yılında tekrar Cambridge’ye dönmüş ve iki yıl sonunda matematik profesörü olmuştur. Bu arada diğer bilim adamları ile yaptıkları çalışmalar üzerine mektuplaşarak ilerlemelerde bulunuyorlardı. Işık üzerine yaptığı çalışmalara dayanarak mercekli teleskopların yerini alacak olan yansımalı teleskobu icat etmiştir ve bu icadı ile Royal Society’e ( dünyada geçerliliği olan bilim alanında uzman bir topluluk) alınmıştır. Yine De Analysi adında hazırladığı tez ilgi çekmiştir.
Aynı toplulukta bulunan Robert Hooke isimli bilim adamı ışığın dalgalar halinde var olduğuna inanıyordu ve sürekli Isaac Newton’un sonuçlarını eleştiriyordu. Bunlarında etkisi ile Newton bir sinir krizi geçirmiş, topluluktan ve araştırmalardan 6 yıl kadar kopmuştur.
1687 yılında bilim tarihinin en önemli eserlerinden biri olan “Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica” (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri) kitabını yayınlamıştır. Kitapta Galileo’nun deneylerine, Kepler’in kanunlarının matematiksel ispatına yer vermiştir. Buna göre gezegenlerin Güneş tarafından çekildiğini yani Kütle Çekim Kuvvetini ispatlamıştır. Ayrıca kitapta Newton Kanunları olarak bilinen kanunları açıklamıştır. Bu kanunlar;
Eylemsizlik prensibi, Dinamiğin temel prensibi (ivme-kuvvet ilişkisi) ve Etki- tepki prensibidir.

Isaac Newton 1689 yılında üniversitenin temsilcisi olarak İngiliz parlamentosuna girmiştir. 1699 yılında Fransa Bilimler Akademisinde yabancı üye olarak bulunmuş, 1703 yılında Royal Society başkanlığına seçilmiştir. 1696 dan itibaren Kraliyet Darphanesinin başında yer almıştır. 1704 yılında ışık bilimi ile ilgili The Opticks kitabını İngilizce olarak yayınlamıştır. 1705 yılında kendisine Şövalyelik unvanı da verilen Newton 31 Mart 1727 yılında Londra’da hayatını kaybetmiştir.
Kaynak: www.mebilgi.com– Yazıya aktif link verilmeden, kaynak alınamaz!
It is a long established fact that a reader will be distracted by the readable content of a page when looking at its layout. The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making it look like readable English. Many desktop publishing packages and web page editors now use Lorem Ipsum as their default model text, and a search for ‘lorem ipsum’ will uncover many web sites still in their infancy.
It is a long established fact that a reader will be distracted by the readable content of a page when looking at its layout. The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making it look like readable English. Many desktop publishing packages and web page editors now use Lorem Ipsum as their default model text, and a search for ‘lorem ipsum’ will uncover many web sites still in their infancy.
The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making
The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution of letters, as opposed to using ‘Content here, content here’, making it look like readable English. Many desktop publishing packages and web page editors now use Lorem Ipsum as their default model text, and a search for ‘lorem ipsum’ will uncover many web sites still in their infancy.
It is a long established fact that a reader will be distracted by the readable content of a page when looking at its layout. The point of using Lorem Ipsum is that it has a more-or-less normal distribution