Kamudaki İş Güvenliği Uzmanlarına Ücret Ödenmesinin Dayanakları

Son Zamanlarda özellikle kamuda istihdam edilen iş güvenliği uzmanlarının görevlendirme ve ücret ödeme konularında önemli soru işaretleri olduğu görülmektedir. Maliye Bakanlığının bu kapsamda iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmesi yapan kamu kurumlarına gönderdiği görüş yazısı iyice kafaları karıştırmış durumdadır. Aslında uzmanlar ve konuya vakıf olanlar açısından bir karışıklık söz konusu olmasa da kamuda işveren/işveren vekili konumunda olan yöneticiler ile İSG hizmetleri karşılığı ücret ödeme konumunda olan yöneticiler bu çelişkiyi daha çok yaşamaktadır. Yaşanan bu çelişkiden elbette en çok etkilenen kişiler görevlendirilen uzmanlar olmaktadır.

30 Haziran 2016 tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 4857 Sayılı İş Kanununun İş Güvenliği konularını içeren “2, 4, 7, 25, 63, 69, 71, 77, 78, 79, 80, 81, 83, 84, 85, 86,87, 88, 89, 95, 98, 105, Geçici Madde 2” maddeleri mülga olmuş, yani yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak bizi bugünlerde en çok ilgilendiren 4857 Sayılı İş Kanununun İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini düzenleyen 81. Maddesi.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun  6. Maddesinde “Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren, Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir”  denilmektedir.

Kamuda Sadece 657’liler Çalışmıyor!

Ancak 38. maddede ise 6 madenin, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1.7.2017 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu şartlarda kamu kurumlarında uzman çalıştırılacak mı ve bu hizmet karşılığında İSG ücreti ödenecek mi?

Bu sorunun cevabını verebilmek için 38. Maddenin hariç tuttuğu 4587’nin mülga 81 maddesine bakmamız lazım. Mülga 81. Maddede “işverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;

  1. a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,

       b) Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle,

c) Sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle, yükümlüdürler.

İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz” denilmektedir.

  1. Madde hariç tutulduğuna göre bu maddeye uygun olan kamu veya özel tüm işyerleri İGU ve İH çalıştırması gerekli olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu maddenin c fıkrasında sanayiden sayılan işler olarak nitelendirilse de 6331 sayılı yasa sanayi, özel, kamu ayrımı yapmaksızın tüm çalışanları kapsadığı için bu ifadenin çalışanların olduğu her yer olarak anlaşılması gerektiği kanaatindeyiz.

İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi Çalıştırma Zorunluluğu

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, kamu kurumlarının İl/ İlçe Müdürlükleri ile bağlı kurum ve kuruluşlarında 4857 Sayılı İş Kanununa tabi 50 ve daha fazla çalışanın bulunduğu işyerinde İş Güvenliği Uzmanı ve İş yeri Hekimi çalıştırılması gerekmektedir.

Örnek 1

Bir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde toplam 150 kişi çalışıyor olsun. Bunlardan 50 tanesi 657’ye 100 tanesi de 4857’ ye tabi çalışan olsun. Burada kamu kurumu da olsa uzman çalıştırma zorunluluğu vardır ve uzmanlar ücretlerini genel bütçeye tahsis edilen ilgili ödeme kaleminden alırlar.

Örnek 2

Bir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde 70 çalışan olsun. Bunların 50’si 657, 20 tanesi de 4857 sayılı yasaya tabi çalışıyor olsun. Bu durumda bu kurum uzman görevlendirme hariç tüm İSG hizmetlerinin sunumundan sorumludur. Yani uzman çalıştırsa da ücret ödeme noktasında sorun yaşanabilir. Çünkü Maliye Bakanlığının görüşleri de zorunluluğu olmayan bir pozisyonda eleman çalıştırılıp ücret ödenemez noktasındadır. Uzman isterse görev alabilir, ancak İSG hizmet ücreti ödenmesi mevzuata göre mümkün olmaz.

Örnek 3

Bir Kamu görevlisi İş Güvenliği Uzmanı 2 ayrı İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde Görevlendirilmiş olsun. Bu ilçelerden birinde 4857’ye tabi çalışan sayısı 15 iken diğerinde 60 olsun. Bu durumda İlgili uzman her iki kurumla da sözleşme imzalamasına karşın 50 den fazla 4857’ye tabi çalışanı olan ilçeden ücretini tam alarak diğer ilçeden herhangi bir ücret almaması uygun olacaktır. Burada bizim görüşümüz, Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarından 4857’ ye tabi olanlar farklı kurumlarda da olsa Milli Eğitim Bakanlığı bir bütün olarak göz önüne alındığında yapılan sözleşmeler karşılığında toplamda 50 kişi olarak düşünülüp ücret ödemesi yapılmalıdır.

Örnek 4

Bir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Toplam 120 kişi olsun. Bunların 45 tanesi 657,75 tanesi de 4857’ye tabi çalışan olsun. Ancak 4857’ ye tabi çalışanların da 15 tanesi sürekli işçi,25 tanesi ücretli öğretmen,35 tanesi de İŞKUR kapsamında çalışan olsun. Burada farklı sicil numaralarıyla çalışma söz konusudur. Yani üç ayrı sicil numarası ve hiçbirisi de 50 den fazla değil. Bu durumda farklı sigorta sicil numarasına sahip ancak aynı işverene bağlı 4857’ye tabi çalışanlar olduğu için uzman görevlendirme ve ücret ödenmesi durumu nasıl değerlendirilmelidir? Bu konuda bizim görüşümüz her ne kadar farklı sicil numaralarına bağlı çalışılıyor olsa da tüm sicil numaraları aynı işyeri dolayısıyla aynı işverene bağlıdır. Bundan dolayı 4857’ye tabi toplam çalışan sayısı 50’yi geçtiği için uzman görevlendirilmeli ve ücreti de ödenmelidir.

İSG+KÂTİP Faktörü

Zaten Uzman görevlendirme zorunluluğu 657’ye tabi çalışanlar da İSG+KÂTİP üzerinde görünmemekte ve sözleşmeye dâhil edilmemektedir. Bundan dolayı kamu personeli üzerinde 5B formu ile yapılan uzmanlık sözleşmeleri geçerli olmasına karşın ücret ödenmemektedir. Burada sözleşmeyi yapan C veya B sınıfı uzmanlar sertifika sınıfını yükseltmek için gerekli çalışma sürelerini doldurmuş olmak dışında tüm sorumlulukları üstlenmelerine karşın ücret alamamaktadır. Bu konu anayasanın angarya iş yaptırılamaz maddesine göre ücret alınır gibi görünse de eğer görevlendirme uzmanın kendi isteğiyle yapılmış ve herhangi bir zorlama yoksa hukuken de bir hak iddia edemeyeceği görülmektedir.
Maliye Bakanlığının Enerji Piyasası Kurumuna gönderdiği 14.11.2016 tarih ve 9283 sayılı, Ek Ödeme konulu yazısında yukarıda anlattıklarımıza muhalif bir durum olmayıp 50 den az 4857’ye tabi çalışanı olan kamu kurum ve kuruluşlarında uzman görevlendirme zorunluluğunun 01.07.2017’ye ertelendiği vurgulanarak, zorunlu olmayan bir görevlendirme yaparak ücret ödenemeyeceği görüşü belirtilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki İş Güvenliği Uzmanlarının İşi Çok Daha Zor

Özellikle Milli Eğitim Bakanlığında görevli İş Güvenliği Uzmanı açısından bakıldığında başka hiçbir kurumda olmayan bir iş yükünün olduğu görülecektir. Örneğin 100 çalışanı olan bir okulda en az 1000 öğrenci ve günlük en az 200-300 veli ve ziyaretçi olmaktadır. Burada sözleşme imzalayan bir uzman 100 kişiye değil fiilen 1000’den fazla bireye İSG hizmeti sunmak durumunda kalacaktır. Böyle bir durumda bugün büyük riskler alarak fedakârlık yapan İş Güvenliği Uzmanlarına 50 çalışan şartı getirilmesi ve ücret konusunda sorunlar çıkarılması hiç de etik değildir.

.Kaynak: www.mebilgi.com– Yazıya aktif link verilmeden, kaynak alınamaz!

Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir

12 Comments

  1. Maliyede bu kararı alan zat’ın (sayın bakanın bundan haberi olduğunu hiç sanmıyorum) keyfi ve bilinçsiz uygulaması nedeniyle (mahkeme kararlarına rağmen) hukuku hiçe sayıp ayaklar altına alması bence soruşturulmalı. Bu kararla devlet daireleri çok daha fazla gidere yol açacak olan OSGB lere (ihalelere) yönlendiriliyor.Yazık bu devletin parasına, acı olan sadece hukukun çiğnenmesi değil, bu kanunsuzluğa dur diyecek devlet büyüklerimizin hala müdahale etmiş olmaması; kendi personeline ayda 1500 lirayı çok gören devletimiz, bu işler için 100-150 bin liraları dış hizmet alımıyla ödeyecek olması inanılır gibi değil…Gerçekten çok yazık.

  2. “Bu maddenin c fıkrasında sanayiden sayılan işler olarak nitelendirilse de 6331 sayılı yasa sanayi, özel, kamu ayrımı yapmaksızın tüm çalışanları kapsadığı için bu ifadenin çalışanların olduğu her yer olarak anlaşılması gerektiği kanaatindeyiz.”
    belliki meb de igu olarak çalışıyosun 🙂 yukarıdaki kanaate nerden vardın anlamadım.nereler sanayiden sayılır öğrenmek istiyorsan “SANAYİ, TİCARET, TARIM VE ORMAN İŞLERİNDEN SAYILAN İŞLERE İLİŞKİN YÖNETMELİK ” yönetmeliği ek1 e bakŞu anda il ve ilçe mem lerdeki ödenen ücretler usülsüzdür ve maliye bak. tarafından yönetici hatası olarak değerlendirilmektedir.Buna göre de geri istenebilir

  3. — Bu maddenin c fıkrasında sanayiden sayılan işler olarak nitelendirilse de…

    — 6331 sayılı yasa sanayi, özel, kamu ayrımı yapmaksızın tüm çalışanları kapsadığı için–
    Anlaşılmayan ne?

    Sayın İGU,
    Çözüm aranacak mevzuat 6331 Sayılı kanun mu yoksa SANAYİ, TİCARET, TARIM VE ORMAN İŞLERİNDEN SAYILAN İŞLERE İLİŞKİN YÖNETMELİK mi?

    Ödemenin geri isteneceği noktalar o kadar çok ki! Risk alıp, sözleşme yapıp üç beş kuruş İGU ücreti alan arkadaşların aldığı paraya sıra gelmez bile…

  4. Kamu kurumlarında kendi çalışanları tarafından, isg hizmeti verilmesini engellemek amacı ile bu ve daha farklı faaliyetlerin yürütülmesini beklemek gerekir. Neticede isg hizmeti vermek amacı ile kurulan birçok özel işyeri var ve bunların piyasadan alacaklarını tahsil edemedikleri de bir gerçek. Kamu kurumlarından iş alabilmeleri durumunda ise hem iş yoğunluğu, hem risk, hem de ücret noktasında rahat edecekleri kesin. İsg hizmetini düşük bir karşılıkla kendi kurumunda yerine getiren İş güvenliği uzmanlarını zor duruma düşürmek için yapabileceklerinin sınırı yok. Ama üzücü olan kamu yararı düşündüğünü ifade edenlerin bilerek veya bilmeden bu oyuna ortak olmaları.

  5. Arkadaşlar; 6331 de yürürlük maddesinde 4857kanun mülga 81 e atıf yapıyor.4857 madde 81 de ise ” sanayiden sayılan işler hariç tüm kamu kurumları” diyor.yani sanayiden işlerden kasıt yukarıda söylediğim yönetmelikte belirtilmiş.mesela(dikimevi olabilir,tersane olabilir,mta nın çalışmaları olabilir vs. vs.) bunlar hariç tutulmuş.bunların dışında kamu kurumları 2017 temmuza ertelenmiştir.
    Bana göre bu şekilde ama sizin yorumunuz farklı olabilir.başımızı kuma gömmeye gerek yok sonra siz zararlı çıkabilirsiniz.İnşallah bir sıkıntı olmaz ben her zaman vatandaştan yanayım inş daha da fazla kazanırsınız.devlette bir igu nun aldığı ücretin binlerce katı nerelere gidiyor görüyoruz.

  6. Milli Eğitim Bakanlığının 6331 sayılı kanuna en hızlı uyum sağlayan kurum olduğunu düşünüyorum. Bu konuda emeği geçen herkese tesekkür ediyorum. Okul servis araçlarından, okulun bacasına kadar, okul içi iletişim den veli baskısı ve çözüm yollarına kadar her türlü konunun İSG mevzuatı içinde yer aldığı bilinmelidir. Yaptığımız iş gerçekten zordu. Öncelikle tüm çalışanları kurum yöneticilerini bilgilendirmek zorundaydık. Güvenlik kültürü oluşturma çabamızsa bazen havanda su döğmemize rağmen vazgeçmedik. Çok şükür ki ilk gün aldıgımız noktadan okul ve kurumlarımız tüm çalışanlarımızı belli bir noktaya getirmeyi başardık.

    İş güvenliği Uzmanı olarak yaptıgımız seminerlerden ücret almadık, Ortam gözetimleri için yaptığımız okul ziyaretlerini kendi özel aracımızla yaptık, geçici görev yolluğu almadık, iki ilçede birden görevlendirildik haftanın 2 günü diğer ilçeye özel aracımızla gittik ücret almadık. Devletimizin kanuna uygun gördüğü 80 saat ücretimizi aldık.

    Devlet bizim devletimizdir gerekirse ücretsiz olarak da çalışırız. Ancak bir ilçede çalışarak sadece aynı sigorta sicil numarası altında 50 çalışanı olan İGU uzmanına 80 satlik ücret ödeniyorsa ; 2 ayrı ilçede çalışan ancak her iki ilçede ayrı ayrı aynı sigorta sicil numarası altında 45 ve 40 çalışan (toplamda) 95 çalışan bulunduğu halde; hatta her iki ilçede de her konuyu ikişer kere yapması 2 ayrı büro oluşturması ve bunların uyumunu sağlaması konusunda çalışmalar yapan iş güvenliği uzmanlarına bu ücretin ödenmemesinde VİCDANA uyarlılık yoktur.

    1. Peki 8 ilçede görevlendirmeniz var ve bunların hiçbirinde tek sicilde 50 işçi yoksa toplamda ise 150-200 işçi varsa ne olacak? Her gün 100-150 km yol sıkıntısına katlanıp hiç bir ücret almamak, yolluk almamak hangi hakkaniyete sığar. Milli Eğitim Bakanlığı bizim kurumlarımızın diğer kurumlardan farklı olduğunu, her gün milyonlarca öğrencinin kazalarla karşı karşıya olduğunun farkına varmalıdır. Bu iş hiç bir bilgisi olmayan müdürlerimizin sorumluluğuna terkedilemez.

  7. Peki ilçe milli eğitimde görevli uzmanların sorumluluk alanına tüm okullar girmemekte mi? meslek liseleri az tehlikeli değil tehlikeli sınıfta yer aldığına göre çalışmaya devam ederler diye düşünüyorum. fikri olan var ı?

  8. “4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2017 tarihinde” diye erteleme yapılmıştır. Dolayısıyla Tehlikeli sınıfta da olsa Meslek Liselerinde çalışan 657’li çalışanlar için İş Güvenliği Uzmanı görevlendirilemez. Görevlendirme için kamu kurumunda 4857 sayılı İş kanununun mülga 81. maddesi kapsamında çalışan bulunması gerekir.

  9. meb de görev alan uzmanların ciddi sıkıntıları olduğunu düşünüyorum…tek sorun ücret ödenmesi değil…
    tüm yönetmelikler ”çalışan” sayısından bahsederken okullardaki öğrenci sayılarını dikkate almamakta….
    ayrıca sadece 4857 ye tabii personelden sorumlu olmamız 657 çalışanlarında sorumlu olmamamız bir karmaşa değilmi ?
    450 öğretmen 3500 öğrencinin bulunduğu bir ilçede sadece 65 tane 4857 çalışanından sorumlu tutulmak ne kadar doğru ?

    1. İrem hanım kesinlikle haklısınız.6331 in kamuya özel uygulamalarını içeren ayrı bir yönetmelik hazırlanmalı ya da mevcut yönetmeliklerde kamu konusunun açıkça belirtildiği değişiklikler yapılmalıdır.Anayasa maddedi çok açık net:ANGARYA İŞ YAPTIRILAMAZ.

Comments are closed.